Ötüken Ormanından Ayrılmayın! ( Bilge Kağan): Türkçe'de Birlik Nasıl Sağlanır? Neden Gereklidir?

20 Aralık 2015 Pazar

Türkçe'de Birlik Nasıl Sağlanır? Neden Gereklidir?

                  Neden Türkçe Birliği ? Neden Türk  Birliği ?  


                Kutlu ve bilge dilimiz Türkçe M.Ö.'ye kadar uzanan tarihi kökleri , yayılma alanları , konuşan insan sayısı ve dilin sözlü ve yazılı gelişmişliğine bakarsak bir Dünya dili olduğunu söyleyebiliriz. Türk dilinin tarihi geçmişini Çin kaynaklarındaki Hun Türklerine ait yer ve şahıs adlarına bakarak MÖ de var olduğunu kanıtlayabiliriz. Eski Sovyetler Birliği Türk Dili Kollarını , Türkçe lehçeleri olarak adlandırmamıştır. Hepsini birbirinden ayırıp uzaklaştırarak her birine ayrı dil tanımı yapmış , ayrı alfabe dayatmıştır. Her biri ulu bir çınarın dalları olan dilimizi siyasi sebeplerle ayrı ayrı parçalara bölmüştür. Örneğin Özbek,Kazak,Kırgız lehçeleri zamanla ayrı diller haline getirilmiştir. 
               Türk Dilinin ilk yazılı belgeleri 5.-6. y.y.'a ait olduğu kabul edilen Yenisey mezar taşlarıdır. Türk yazı dili kendini asıl Göktür(Orhun) abidelerinde kendini gösterir. Türk yazı dili bulunduğu çevreye ve etkilere göre farklı kollardan ilerleyerek gelişimini sürdürmüştür. Türk dilleri lehçeleri ayrı ayrı alfabeleri kullanmalarına , farklı ve iletişimi olmayan yerlerde yaşamalarına , kendi lehçeleri yerine zamanın farklı dönemlerinde Rusça, Arapça veya Çince baskılarına rağmen bugün hala tek dil sayılabilecek derecede birbirine yakındır. Türkçe'de ürünler farklı farklı olsa da ham maddeleri tektir , birdir. Her biri farklı bir yanda kalmış olan Türkiye Türkçesi,Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Kırgız, Karakalpak, Yakut, Tuva, Tatar , Başkurt , Malkar, Çuvaş, Tatar ve Karaçay lehçeleri ulu Türk Dilinin farklı ürünleridir. 
               Türk Dili günümüzde Balkanlar'dan Çin'e kadar çok geniş bir alana yayılmıştır. Macar alimi H.Wambery'nin de belirtiği gibi '' Türkçe bilen bir insan Türkçe konuşa konuşa rahatlıkla balkanlardan Çin'e kadar seyehat edebilir.'' Bugün Dünya'da Türklerin toplam sayısı 250 milyon civarındadır. Yani bu kadar insan Türkçe konuşmaktadır. 
                Türk Dilinin Birliği konusundaki ilk çalışmaları Göktürk Abidelerine kadar götürmek mümkündür. Bu yazıtlarda Türklerin Çin'e ve Çince isimlere özenmelerinden yakınmaktadır. Dilimiz konusunda ilk şuurlu çalışma tabiki de Kaşgarlı Mahmut'un ''Divanü Lügati't -Türk'' adlı eseridir. Eserinde bir kelime veya cümle için '' Oğuzlar böyle der , Kıpçaklar şöyle der'' gibi karşılaştırmalar yaparak ilk ortak dil üzerine ilk dil birliği üzerine çalışmalar yapmıştır. 
                Karamanoğlu Mehmey Bey 1277 yılında şu meşhur fermanıyla '' Bu günden sonra , Divanda , dergahta , mecliste ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır'' diyerek Türkçenin bütünlüğünü korumaya çalışmıştır. 
                Bakü'de 1926 yılında yapılan ve Türklerin bütün boylarının Latin harfleri kullanması ve yazı birliğine ulaşmaları gerektiğini söyleyen meşhur Türkolog Aleksandr N. Samoyloviç Stalin tarafından Sibirya'ya sürülmüştür.
                Mustafa Kemal Atatürk Türkiye' de Latin harflerine geçerken de Orta Asya Türkleriyle yazı birliği güdüyordu. 
                Sovyet Rusya'nın baskılarıyla dil ve yazı birliği rafa kaldırılmış , sistem üzerine oturtulamamıştır. Bu düşünce 1990' lı yıllara kadar gündeme gelmemiştir. 
                1990' lı yıllardan sonra ise tekrar yazı ve dil birliği , ortak Türkçe gündeme gelmiştir. Bu zamanda atılmış en somut adım Marmara Üniversitesince düzenlenen ''Alfabe Sempozyumudur'' . Burada 35 harfli çerçeve alfabe oluşturulmuştur. Bugün Türk Dünyasının gerçek ve tek üzerine düşünmesi gereken konu Ortak İletişim Dili meselesidir. Önce karşılıklı diller öğrenilmeli ve ardından ortak Türkçe oluşturulmalıdır. Dil milletimiz için çok ve en önemli yere sahiptir. Napolyon '' Kelimelerin girebildiği yerde silah patlatmaya lüzum yoktur'' diyerek dilin bir millet için önemini vurgulamıştır. 
                Gerçekleştirilmesini istediğimiz ortak Türkçe bütün lehçelerden faydalanarak her yönü ile gelişmiş olan Dünya Dilleri ile yarışabilen Türk Dünyasının daha da gelişmesine yardımcı olacaktır. Türkoloji araştırmalarıyla tanınan Prof.Dr. Zeynep Yılmaz Ortak Türkçe konusunda şu önerilerini söylemektedir.(1)
1-) Ortak bir alfabe hazırlanarak ortak bir konuşma ve zengin bir kültür dili oluşturmak.
2-) Türk kültürünü ve lehçelerini araştırmak.
3-) Bu amaçla Türk kültür merkezleri ve Türkçe öğrenim merkezleri açmak.
4-) Türkiye'deki üniversitelerin Türk dili ve Edebiyatı bölümlerini yeniden düzenlemek.
5-) TRT aracılığıyla Türkiye Türklerinin ortak kültür değerlerini tanıtmalı.
6-) Türkiye dışındaki Türklerin ortak kültür değerlerini tanıtmak.
7-) Türk Dünyası ile ilgili dil ve tarih çalışmaları yapmak.
8-) Türk Dünyası ile ilgili seminer, panel vb. toplantılar düzenlemek.
9-) Türk dünyasıyla ilgili kitap,dergi,broşür ve gazete yayınları hazırlamak.
10-) Türk dünyasıyla ilgili elemanlar yetiştirmek.
11-) Başbakanlık bünyesinde yetkili ve bilimsel bir kurul oluşturmak.
12-) Ortak dil bilinci geliştirmek , demiştir.
                  Prof. Dr. Sema Barutçu ise Türk Dünyası birliği ve Türk Dili birliği hakkındaki önerileri ise şu şekildedir.(2)
 1-) Her şeyden önce dilde birlik sağlanmalıdır.
2-) Alfabe birliğine gidilmelidir.
3-) İmlada birlik sağlanmalıdır.
4-) Türk Dünyasındaki terim birliği oluşturulmalıdır.
5-) Dilimiz yabancı kelimelerden arındırılmalıdır.
6-) Türkçenin söz varlığını ortaya koyacak Büyük Türkçe Sözlük hazırlanmalıdır.
7-) Ortak şekil ve ses birlikleri tespit edilmelidir.
8-) Eğitim ve Öğretim birliğine gidilmelidir.

                  Dünyanın en eski ve en çok konuşulan dillerinden biri olan Türkçe ne yazık ki diğer diller kadar hak ettiği gerçek yerde değildir. Ortaya çıkan yeni durumlar karşısında bizim ''Dilde,Fikirde,İşte Birlik'' diyerek her şeye yeniden başlamamış ve birlik oluşturmamız gerekmektedir. Bu sebeple tüm Dünyadaki Türklerin ortak dil ile anlaşabilmeleri şarttır. 
                  Ortak Türkçe oluşturulduğunda ise;(3)
1-) Dünya Türkleri birbirlerini daha iyi anlayacaklar birleşme kendiliğinden gerçekleşecektir.
2-) Dilin sağlayacağı birliktelik ile Türk Dünyası yeryüzündeki gerçek yerini alacak ve eski şanına kavuşabilecektir.
3-) Ortak Türkçe ile her türlü kitap,gazete ve haberler tüm Türk Dünyasına rahatlıkla ulaşabilecektir.
4-) Ortak Türkçe ile Türk Birliği kültürel planda daha küse  sürede birliktelik sağlayacaktır.
5-) Ortak Türkçe ; Birleşmiş Milletler Teşkilatı , AGİK ,gibi uluslararası kuruluşlarda dil olarak kabul edilecektir.
6-) Bölgesindeki birlik ve bütünlüğü Türkiye, Hem Türk Dünyası hem de Dünya barışı için bir istikrar unsuru olacaktır. 
                   Gerçek bağımsızlığın dil ile sağlanması gerekir. Kendi dilini kullanmayan milletler zamanla yok olmaya mahkumdur. Dil insanların millet olmalarını sağlamaktadır. Sosyal , siyasal ve ekonomik bağımsızlık dil bağımsızlığından sonra güçlenecektir. Dil milleti ayakta tutan , ona geçmişini hatırlatan , değerlerini dünden alıp yarınlara taşıyan ve yön veren en etkili araçtır. 
                   Ortak Türkçe konusu Türkiye için çok önemlidir çünkü Türkiye Türk Dünyasında uzun zamandan beri bağımsız olan tek Türk devletidir. Türkiye Tükçesi ise Türk Dilinin en büyük ve en işlek koludur. Türkiye Cumhuriyeti Türk Dünyasında dil birliği konusunda birliktelik için öncü olmalıdır. Projeler üretmelidir ve ortak alfabe çalışmaları üzerinde durmalıdır.
                    Ortak dil konusunda Türkiye'de Tika , TÜRKSOY , Türk Dili Konuşan Ülkeler Konseyi , Ahmet Yesevi Üniversitesi , Manas Üniversitesi, Yurt dışı Türkler ve Akraba Topluluklar başkanlığı ile Yunus Emre Vakfının kurulmuş olması önemli bir gelişmedir.
                    Geleceğimiz Türk Milletleri olarak geliştireceğimiz ortak duygu , düşünce ve ideallerimize bağlıdır. Bir ortaklık oluşturmamız gerekmektedir bunun en önemli birleştirici unsuru ise dildir , Ortak Türkçedir. Türk Milletinin geleceği , Türkçenin geleceğidir. 
                    Son olarak ise Türk Dünyasında eğer Türkçede birliği gerçekleştirebilirsek bu aynı zamanda ekonomide birlik anlamına gelir. Bu ise tüm Türk Devletlerinin yararınadır. Düşünceler birleşirse dil de birleşir. Dil birleşirse iş de birleşir , fikirlerde birleşir. Eğer bunları başarabilirsek Gaspıralı İsmail'in ideallerini de gerçekleştirmiş oluruz.
                Kaynakça: 1,2,3 Prof.Dr.Ertuğrul Yaman Gaspıralı İsmail ve Türkçede Birlik

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder